hissiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hissiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2008 Çarşamba

İlk defa bir kelebeğe dokunabildim, imkansız sanırdım..
Hiç bir hissiyatı yokmuş, ne ilginç.

O kadar kırılgan ki, sanırım zarar vermemek kaygısıyla yaklaşınca hissiyatı yok ettim..

Bu kadar.

11 Aralık 2007 Salı

İnsan Özlüyo Canıım..


Örgü diyince aklıma geldi,
.

Hey gidi eski günler...

11 Temmuz 2007 Çarşamba

aa artık başlık yazabiliyorum:)

evren duydun mu??



bugunler de böyle işte...

sinirli not: ulan başlık yazıyorum ama şimdi de müzik patladı. bi de nasıl şarkı ekliyceemi öğrencem die göbeem çatlamıştı. neyse şarkımız coldplay/such a rush.. dinleyin bari :(

9 Temmuz 2007 Pazartesi

Kapalı


Olası mühtemel üzüntüleri engellemek için, yaşanası muhtemel güzelliklerden vageçiyorum.


Yok yok geçtim bile ..
BLONDE REDHEAD ve LALELER


Misery is a Butterfly' ı ilk dinlediğim anı hatırlıyorum..
Deli gibi albumlerini arayışımı, bi albume 17 pound verilmez diyip sonra pişman oluşumu,
İnsanlara cdlerde diskografilereini verişimi, kimsenin iplemememesini.

For The Damaged' ı hiç aralıksız kaç kere dinlediğimş hatırlamıyorum..

Metroda çocuun tekinin Anticipation dinliyor olması karşısında ona sarılmak istediğimi,
Eksende ilk defa dinlediğimdeki sevincimi ve açık radyoda jazz festivali kapsamında konser vereceklerini duyduumdaki nefesinimin kesilmesini hatırlıyorum. bi de ölürüm öldürürüm dediğimi:)
Geçen yaz tatil için gittiğim Kabak Koyu' ndan aklımda kalan ana başlıklaradan biri "laleler"dir. bu laleler bizim 3 kişilik ekibimizin pek haz etmedi başka bir 3 kişilik hatun ekibidir ve içlerinden birinin adı Lale' dir. Tatilde dinlemek için tek bir şey almak istemiştim ve Blonde Redhead ile tatile çıkmaya karar verdim.
  • Konserde lalelerle karşılaştım..
Birden herşeyin bir araya gelip ayrıldığını, sonra tekrar bir araya gelip ayrıldığını, sonra... ...hissetim
Belki onlarda kabakta yalnızca blonde redhead dinlemişlerdir, kim bilir.


  • Konsere 36 saatlik uykusuzlukla gittim, acayip kafaydım yani.
  • İstanbul Modern konser için ii bir mekan değilmiş onu gördüm
  • Bizim durduğumuz yerden ses gayet iyiydi.
  • "Falling man" acayip bir düzenlemeyle sunuldu. çok etkileyiciydi, inanılmazdı.
  • "In particular" dinlerken bi ara yükseldiğimi hissetim. gerçekten:)
  • İlk yarısı gayet çoşkulu ve temposu yüksekken, ikinci yarısı insanın biraz daha kendine dönmesini sağlayan, daha huzurlu bir konserdi.
  • Walla ne yalan söliyim ben de "Elephant woman" bekleyenlerdendim, dinleyemedik ama hiç eksikliğini hissetmedim de. öyle bi dolmuşum ki..
  • Ayrıca kalabalıklar içinde yalnız olduğum bir konserdi. kesillikle yaşadığım şeyi paylaşamaıyacak durumdaydım.
  • Acayip bir enejiyle ayrıldım konserden, kesinlikle beklediime değdi..

Bir kere bile Blonde Redhead dinleyip de "ne güzel müzik" diyen herkes o anı yaşasın istedim. İşte bu anı yaşayabilen şanslı insanlardan biri de Edacık..




not: biliyorum, konser nerdeyse 1 hafta önceydi ama sindirmeden yazamazdım bu postu. aksi taktirde çook uzun olabilirdi. gerçi yine de uzun ama..