zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2008 Cuma

:X


Hay allahbenitaşetsinn!!




Blogumun doğumgününü kaçırmışım =(
Hemen bana yakışır bi ceza düşünülelim.


8 Şubat 2008 Cuma

KİM??


Herkesle çok konuşup, aslında kimseyle hiç konuşmadığımı farkettim


sürekli değişen, kat-i kurallarım wardır,

makarna için ölürüm öldürürüm,

eve gelirgelmez yüzük, küpe, çorap-morap ne varsa çıkartırım, ekseriyetle makyajla yatarım,

şimdi burda bi köpekbalığı olsa ağzına bi tane çakarım,

domestossuz temizliğe temizlik demem,

çizgisiz defterleri yan kullanırım,

2 tane 206 kullanırım, dolayısıla 412 sahibiyim,

mutlaka çift yastıkla yatarım ,

paraşütle atlamadan ölürsem gözüm açık gider,

kesinlikle kara gün dostuyum, durumları acayip içselleştirim,

kardişimi pek severim,

ne kadar ekmek yersem o kadar köfte veririm,

sımsıkı örgü örerim,

bütün kış sadece bot giyerim,

ne kadar uğraşsam da bazı insanlarının fotoğrafını asla çekemem,

sabahları çok zor kalkarım, saati çaldığı gibi yataktan çıkıp üstünü giyinen insana saygı duyarım,

şimdi burda bi soğan olsa, tepesine vurmak suretiyle ikiye ayırırım,

kalemlerim benim için çok değerlidir, kimseyle paylaşamam,

bir takım taşları, hatırası war diye atamam,
.
aslında herkesin bildiği bu şeylerden geriye kalanını bi ben bilirim..


ÖZÜR 01 :Kürşatcan, walla karşılıycam pasını, billa karşıllıycam :(
ÖZÜR 02 :Evrencin, walla karşılıycam pasını, billa karşıllıycam :(
ÖZÜR 03 :Fototğraf Mehmet Turgut'a ait, hocam croplamak durumundaydım:(
ÖZÜR 04 :Cancağazımın doğumgünü yazısı gümbürtüye gitti:) canım opüyorum... ayy yok öpmüyorum :(

30 Aralık 2007 Pazar

28



Çok sevdiğiniz birinin size "varlığın yeter" demesinden sonra geçen zaman içinde bakışlarındaki boşluğu görmek ne büyük bir acıymış..

Sevgiye sonsuz güvendiğimi farkettim. Oysa ki ölçülebilir bişi değil ki sevgi, bu güven nerden geliyo anlayabilmiş değilim.. kızgınım kendime [olmamalıyım o ayrı]..


Zaman, tesadüf, değişim, algılama, uygulamaya geçme, kader, yer değiştirme, opsiyonlara açık olma, sınırlar çizme, sınırları geçme, asla yapmam dediklerini farketmeden yapma, güvenmekten wazgeçme, güvenebilmeye ihtiyaç duyma, rol yapma, kendin olma.. çok yükleniyorum galiba.. neyse..

Dün geceden beri beynimin bi tarafında "All those moments will be lost in time, like tears in rain" yankılanıyor.. Başka bir tarafı ise avaz avaz "Bilinmezliğe güven" diyor..



İyi Seneler...


19 Aralık 2007 Çarşamba

Odamda Bişiyler Oluyor

Nice zaman sonra, biraz da zorunluluktan dolayı, çekim amaçlı ilk defa makinamı elime aldım...



İlk gördüğüm anı hatılıyorum, birbirimizi yeni yeni tanımaya çalıştığımız zamanları da...

Hissetiğim şey sadece heyecan ve keşfetme tutkusumuydu diye sorguladığım bi dönemin ardından rahatlıkla diyebilirim ki; birlikte geçirdiğimiz zaman içinde duyduğum mutluluk... her ilişkide olduğu gibi.. sonucu ne olursa olsun...



30 Ağustos 2007 Perşembe

İnsanların Dünyası


Bir insan öldü mü bilinmedik bir dünya da birlikte ölür.



Gerçekten de, hiçbir zaman, hiçbir şey dolduramayacaktır yitirilmiş arkadaşın yerini. İnsan kendine eski arkadaşlar yaratamaz ki.Bunca ortak anının, birlikte yaşanmış bunca zor saatin,bunca bozuşmanın, bunca barışmanın, bunca devinimin yerini hiçbir şey tutamaz. Yeniden kurulamaz bu dostluklar. Bir meşe ağacı dikip de çabucak gölgesinde barınmayı ummak boşunadır.


Yaşam böyledir. Önce zenginleşmişizdir, yıllar yılı ağaç dikmişizdir, sonra yıllar geçer, zaman bu çalışmayı bozar, ağaçları yıkar. Arkadaşlar, birer birer gölgelerini geri alırlar bizden. Bundan böyle yaşlanmanın sinsi üzüntüsü karışır yaslarımıza.


Yalnızca maddesel zenginlikler için çalıştık mı zindanımızı kendi elimizle kurarız. Yaşamaya değer hiçbir şey sağlamayan değersiz paralarımızla, yapayalnız kapanırız bu zindanın içine. Gerçektende, yalnızca maddesel zenginliklere kavuşmak umuduyla çabalayanlar yaşamaya değer hiçbir şey elde edemezler.


Anılarım arasında dilimde sürekli bir tat bırakmış olanları araştırdım mı, yaşamımda bir önem taşımış saatlerin dökümünü yaptım mı bana hiçbir servetin sağlamayacağı anıları,saatleri buluyorum.


Birlikte yaşanmış, çetin olaylar sonunda bir daha kopmamasıya bağlanmış bir arkadaşın dostluğu satın alınamaz.


Yaşam bizi arkadaşlardan uzaklaştırır belki, onları fazla düşünmemizi önler, ama bir yerlerdedirler işte, nerede pek bilinmez,sessiz unutulmuş durumdadırlar,ama öylesine sadıktırlar ki! Yollarına çıkacak olursak, güzelim sevinç alevleri içinde omuzlarımızdan tutup sarsarlar bizi! Elbette, beklemeye alışkınız biz.


Ama, yavaş yavaş, bu dostun duru kahkahasını bir daha hiç işitmeyeceğimizi, bu bahçenin bizlere bir daha açılmamasıya kapandığını anlarız .Bizim gerçek yasımız o zaman başlar işte, hiç de öyle yürek parçalayıcı değildir,ama biraz buruktur.


İnsanların, kinlerinin,dostluklarının, sevinçlerinin bu uçsuz bucaksız oyunu ne incecik bir dekor içinde oynanıyor! Hala ılık bir lav üzerindeymişler gibi tehlikedeyken, geleceğin kumlarının, karlarının tehdidi altındayken, insanlar bu ölümsüzlük duygusunu nerden çıkarıyorlar? Uygarlıkları kolaylıkla silinebilecek birer yıldızdan başka bir şey değil: bir volkan, yeni bir deniz, bir kum yeli yerle bir edebilir bu uygarlıkları.


Uzaklık değildir uzaklaşmanın ölçüsü.Bizim orada bir bahçenin duvarı Çin seddinden daha giz saklayabilir içinde, sessizlik de bir genç kızın ruhunu kumların derinliğinin Sahra vahalarını koruduğundan daha iyi koruyabilir.


Yalnız ruh yaratabilir insan’ı, balçığa soluk katan Ruh.




Antoine de Saint - Exupery İnsanların Dünyası

12 Temmuz 2007 Perşembe

değişim


ÖSS sonuçlarını öğrenmek isteyen bilmem kaç kişinin kiltlenmiş bir internet sitesi karşısındaki durumu, benim zamanımda "sınav gazetesi" diye birşeyin olduğunu hatırlattı...


10 sene öncesinden bahsediyorum.


aslında gayet kısa olan bu zamanda teknolojinin yaptığı gelişim karlısında ne değişti??

sınav gazetesinin gitmediği yerler vardı ki ben bile istanbulun göbeğinde kaç tane gazete bayii dolaştıktan sonra bulmuştum. hiç ulaşamayan insanlar, elinde gazetesi olanlardan telefon aracılığı ile öğrenirlerdi.
o bekleyiş çaresizlik...

değişen birşey yok, site bi kilitlendi millet telefonlara sarıldı.. yine aynı bekleyiş, aynı çaresizlik tekrarlandı.. değişen tek şey arayüz olmuş aslında.



haa bunca zamanda internetiz yaşayamayaz hale gelmişiz o ayrı, canımbenim sağolsun varolsun...

29 Mayıs 2007 Salı

artık algılayamıyorum



günler akıyor,
[araya sıkıştım]
zaman sabit...




zaman, kişiden kişiye göre değişebilen bir algıdır...

21 Mayıs 2007 Pazartesi

neredeyse 6 senedir görmediğim insanlar [insanlar diyebiliyorum bilmem kaç senelik arkadaşlarımı tanımlamak için... şimdi farkettim] vardı dün akşam yanımda [yada ben onların yanındaydım] ...

hemen herkesde dikkatimi çeken şey, gözlerin kenarlarındaki çizgiler....
bu çizgilerden mi yoksa geçen zamandan mı kaynaklanıyor bakışlardaki yabancılaşma onu çözemedim. sadece bakabildim insanlara, kenarları çizgili gözlerimle..