severim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
severim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2008 Çarşamba

Vampirle Görüşme

Ahh şimdi Sayid burda olsa da, üstümü örtse.
Uyu sen, ben burdayım dese...

Lost'un izlenecek 3 bölümü war daha ama hala bilgisayarımın ses kartı bozuk. Hiç birşeyle uğraşmadığım gibi onunlada uğraşmıyorum.

Fırça yiycem diye konuşmaya korkuyorum bi de..

ee napiim, yatayım bari ;)

11 Şubat 2008 Pazartesi

Kesin değil ama..


yine de geri sayım başlasın :)


Ha nerdeyse unutuyordum, hedi çözdüm ksım ben aşkın kimyasını.. ama çok boktan, gerçekten ;)

7 Ocak 2008 Pazartesi

Güzel Olur Diimi

Bugün bir Ankara Klasiği'ni gerçeklerştirdim yıllaaaaar sonra.. Subway'in vanilyalı kurrabiyesinden aldım, küçük ısırıklarla kemirdim ki, çabuk bitmesin..

Ankara Klasiği dediysem; benim körpe bir lisans öğrencisi olduğum ve orda yaşadığım dönemlerin sıkça tekrarlanan davranışından bahsediyorum.[E-renin kulakları çınlasın diyesim geldi]

Eski tadı alamadım ama .. Ne de olsa herşeyin bir ömrü war, bu zaman diliminde aynı şeyi beklemenin bir anlamı yok.

Haa neyseki çok pahali bişi diildi. Sadece ve sadece 8,5 Milyor Eski Türk Lirası!!!

O diil de şimdi burda bi Soğan olsa, indirsen tepesine yumruğumu ayırsam ikiye??



19 Aralık 2007 Çarşamba

Odamda Bişiyler Oluyor

Nice zaman sonra, biraz da zorunluluktan dolayı, çekim amaçlı ilk defa makinamı elime aldım...



İlk gördüğüm anı hatılıyorum, birbirimizi yeni yeni tanımaya çalıştığımız zamanları da...

Hissetiğim şey sadece heyecan ve keşfetme tutkusumuydu diye sorguladığım bi dönemin ardından rahatlıkla diyebilirim ki; birlikte geçirdiğimiz zaman içinde duyduğum mutluluk... her ilişkide olduğu gibi.. sonucu ne olursa olsun...



20 Ekim 2007 Cumartesi

Hay Allaahh Yine Sobelendim :)


Tanıştığım gün bana beni çok sevdiğini söyleyen en nadir insanlardan biri olan Sevgili Evrenciğim [Yanlış anlaşımasın, aslında herkes benimle tanıştığında beni çoook sever ama nadir bir kısmı hemencecik beni sevdiğini söyler... hmmm zaten sanırım yalnızca Evren söyledi] eksik olmasın beni sobelemiş ve en doğal fotoğraflarımdan bir demet sunarsam çok bahtiyar olacağını dile getirmiş.



Ben de tabiiki, çok değer verdiğim bir jonglör olan Evrenciğimin bu ricasını geri çevirmedim ve yukarıda görmüş olduğunuz, nasıl oldu da bu hale geldiğimi bir türlü anlayamadğım fotoğrafımı koydum. Ama sanırım hiçbiriniz bu satırları okumuyorsunuzdur.. Olsun ben yine de devam ediyim ve diyim ki, bu pasa bu lezzette bir fotoğrafla karşılık vermesi gerekenler ZENOCADI, SKÖR ve H2O2..

Hadi bakıyım...



Not 01: Her zamanki gibi linkler yorumda ;)

Not 02: Evrenciğim, o zaman söylememiştim şimdi söyleyim de rahatlayım, o aletin adı TROMBON ;)

17 Ekim 2007 Çarşamba

Sevgili

Bitter Çikolata,

Yıllarca sana haksızlık etmişim, an itibariyle boşa harcadığım yılların pişmanlığını yaşamaktayım.
Bütün arkadaşlarımın ve "bitterçiko" fanlarının önünde beni affedeceğini umarak, hiçbirşeyin eskisi gibi olmayacağına dair söz veririm.

Saygılarımla
[turshu]

28 Eylül 2007 Cuma

HEDİCİİM


Yıllardır hayranı olduğum bir grubun konserine gidecek olmanın heycanı içindeyim.....


Detaylar yorumda..
Not 01: Skörcüüm, son zamanlarda seni sömürüyormuşum gibi geliyor bana.
Not 02: Fotoğraf bana ait. kiih kiihh...

25 Eylül 2007 Salı

ben artık ÖYLEyim


ayy bir gün batımı keyfi yapmışım, artık her gün orda batsın istiyorum



  • bir insan düşünün, çantasının cep telefonu gözünde acıkma ihtimaline karşı haşlanmış yumurta taşısın...


konuşmadığı zaman mutsuz olan bir rehberle tanıştık (taam bee, sırf gözlerinin hatrna koydum fotoyu)


ne dediği kesinlikle anlaşılmayan 3,5 yaşında bir velet "baccaklarrra bak!! baccaklarrra bak!!" şeklinde konuşmayı söktü:)



  • başka bir insan dünüşün, haşlanmış yumurtaya "bu artık evcil bir hayvan, hhmm.. mesala fare" desin..


canlarım...


  • daha başka bir insan düşünün, arkadaşının faresinin üstüne oturmak suretiyle ölüme sebebiyet versin ve bu yüzden vicdan yapıp arkadaşına yeni bir haşlanmış yumurta hediye etsin...

hahaa..

Ruhu Şad Olsun




Gayet keyifli bir akşamda eşlik edilen Zeki Müren şarkıları vardı masamızda...


Radikal Gazetesi yayına yeni başladığında, gündelik hayatımızda pek de yeri olmayan Radikal kelimesinin anlamının ne olduğunu açıklamak ve dolayısıyla da neden gazeteye isim olarak bunu seçtiklerin ifade etmek amaçlı çok başarılı bir reklam kampanyası hazırlamaışlardı. Reklam filmlerinden birinde Zeki Müren'in kullanıldığını hatırlıyorum İşte RADİKAL budur diye.






Sanırım kendisi yalnızca müziği ile hayatımızda değil...

15 Ağustos 2007 Çarşamba

Şurdan Burdan



çocukken meclis [bildiin TBMM] manzaralı bir evimiz wardı.her 23 nisan benim için şenlik olurdu. yanlış anlaşoılmasın çocuum ve çocuk bayramı die diil, meclissin açılışını kutlamak amaçlı havai fişek gösterisi olurdu akşamları ve ben de heycanlı bi çocuk olarak büyük bi hayranlıkla izlerdim havai çiçeklerimi...



hala çocuksu bir çoşkuyla, suratımda böyle hafif gevremiş bi ifadeyle izlerimm...
geçen hafta köprünün 110 km hızla geçilebileceği kadar geç, herhangi bir organizasyonun [düün-dernek gibi] bitiş saati olabilecek kadar erken bi saatte girdim köprüye..
... ve inanılmaz bir gösteri başladı, yıllardır hep aynı sıradan fişekleri görmüş vede biraz sıkılmışım sanırım ki direk olaya bağlandım. ben artık araba kullann bir sürücü değil, kaykık ağızlı, salyalı bir maldım...
... frene öyle bi koymuşum ki, çıkan o acı ses fişeklerin gümbürtüsünü bastırdı gibi geldi o an bana. şöyle hafiften bi direksiyon hakimiyetimi kaybederek ufaktan sağ-sol yaptım, etrafımdan arabalar geçiyo bu arada. öndeki arabayla tampon tampona geldim. ben yapabileceğimi yapmıştım, bu kazanın olmaması için başka bir etmene ihiyaç wardı, o da öncekinin ilermesiymiş. neyse adam hızlandı da ardaki mesafe böylelikle açılmış oldu. ...
ohh yarabbim çok şükür arabaya çarmamıştım, üstelik hala havai fişeklerim wardı, tekrar iizlemeye devam edebilirdim:) sanırım öndeki insanda gösteriyi izliyodu tekrar yavaşladı ama ben sol şeritte gayet hızlı olan seyrime devam etmekteydim.....
bu seferki fren sesi, bi öncekinden daha acıydı... öyleki, daha önce pek çok sefer ABS devreye girmişti ama bu sefer ABS devreye girmesiyle birlikte dörtlüler yandı. inanamadım yaaa, hiç bilmiyodum böyle bi özelliğin olduğunu çok yaratıcı, çok zekice. bunu düşünebilen insanı burdan tebrik ediyorum, aferim lan sana:)
haa bişey olmadı canım yine çarpmadım arabaya, ama feci tırstım. dedim ki ben paşa paşa sağ şeride geçiğim, izlemeye ve yolculuğuma ordan devam ediyim. yaklaşık 40km hızla ileryeyen bir konvoy şeklinde devam ettik yolumuza ben ve havai çiçek sever araba kullanan büsürü mal...
köprü herzamankinden daha uzundu o gece..