23 Temmuz 2007 Pazartesi

-Günaydın

-Efendim, günaydın mı??? Aydınlık bir gün olduğuna emin misin???
-.................

20 Temmuz 2007 Cuma

e-Ren blogumu okusa .ötü patlar[mış]




Sabah uyanmaya çalışırken bu kavram, maruz kaldımığım şey.. ee kafam karıştı haliylenn??


acaba dedim kıçı açıkta kalan tek insan ben diilmiyim. zira rüyamda, kaç gündür youtube'da popüler olan yılan bebeğin büyüğünce pamuk prenses kıyafetleri içinde, genç bir hülya avşar'a dönüştüğünü gördüm. hep beraber giresun'da yaşıyorduk... hay'rolsun inşallah....


bu .ötü patlama mevzuu hedi'nin savı, desteklemek için de

diyor....
ee bari sazlı sözlü devam edelim..
ulan show nasıl must go on' sun. evli barklı adam, ben devam edemiyom, şowunu yiyiim:P
neyse bu vesileyle bütün giresun ahalisinin gözlerinden öperim..

not: gresunda hala çeşmelerinden çikolata akan sagra spesial war :))
başka bir not: artık bir sivrisinek avı için harcadığım zaman ,çocukken harcadığım zamandan daha azz...




16 Temmuz 2007 Pazartesi

pek bi tuhafım

cips yerken yağlanmayan klavye ve mause istiyorum.


yada her türlü bilgisayar aparatını kirletmeyen cips istiyorum.

yada çok geniş vaktim olsun mola verebiliyim istiyorum.
bu cips mevzuuyla ilgili birilerinin kesinlikle birşeyler yazdığını düşünüyorum ama yine de muzdarip olduğumu belirtmek istiyorum..
  • haftalardır evde kimse yok, iki çift laf edicek insana hasret kaldım. ulan bari kardişim olsa da ortalıı toplasa:((

gelmedi bana

olm bütün tikitoşlar, türkbükü'nden kalkmış masstival için istanbul'a gelmiş. hayır amaç müzik dinlemek de değil.


bi de her konser başlangıcını ve bitişimi ifade etmek üzere çalan patlican.com cıngılı vardı ki, bütün ambiansa sıçan.. yani bi haves konser bekliyosun, ışıklar kısılmış, hafiften bişiyler çalınmaya başlıyo, tansiyon yükseliyo sonra carttt paliyycan patliycan die anırıyo bişey.. ee bunu duyduktan sonra kopuyosun zaten. konser bitişinde de aynı hengame adam giib alkışlayabilmeyi bırak, bunu duyan sanatçı kişilik bis için sahneye çıkarmı..
hedi, dans eden insanlar ve onları izleyen kitleyle ilgili detayı anlatmak sana yakışır.
tori amos için herşeye rağmen değdi.. canımbenimm


ay sıkıldım, çok sıcak bu ne bee..

12 Temmuz 2007 Perşembe

değişim


ÖSS sonuçlarını öğrenmek isteyen bilmem kaç kişinin kiltlenmiş bir internet sitesi karşısındaki durumu, benim zamanımda "sınav gazetesi" diye birşeyin olduğunu hatırlattı...


10 sene öncesinden bahsediyorum.


aslında gayet kısa olan bu zamanda teknolojinin yaptığı gelişim karlısında ne değişti??

sınav gazetesinin gitmediği yerler vardı ki ben bile istanbulun göbeğinde kaç tane gazete bayii dolaştıktan sonra bulmuştum. hiç ulaşamayan insanlar, elinde gazetesi olanlardan telefon aracılığı ile öğrenirlerdi.
o bekleyiş çaresizlik...

değişen birşey yok, site bi kilitlendi millet telefonlara sarıldı.. yine aynı bekleyiş, aynı çaresizlik tekrarlandı.. değişen tek şey arayüz olmuş aslında.



haa bunca zamanda internetiz yaşayamayaz hale gelmişiz o ayrı, canımbenim sağolsun varolsun...

11 Temmuz 2007 Çarşamba

aa artık başlık yazabiliyorum:)

evren duydun mu??



bugunler de böyle işte...

sinirli not: ulan başlık yazıyorum ama şimdi de müzik patladı. bi de nasıl şarkı ekliyceemi öğrencem die göbeem çatlamıştı. neyse şarkımız coldplay/such a rush.. dinleyin bari :(

9 Temmuz 2007 Pazartesi

Kapalı


Olası mühtemel üzüntüleri engellemek için, yaşanası muhtemel güzelliklerden vageçiyorum.


Yok yok geçtim bile ..
BLONDE REDHEAD ve LALELER


Misery is a Butterfly' ı ilk dinlediğim anı hatırlıyorum..
Deli gibi albumlerini arayışımı, bi albume 17 pound verilmez diyip sonra pişman oluşumu,
İnsanlara cdlerde diskografilereini verişimi, kimsenin iplemememesini.

For The Damaged' ı hiç aralıksız kaç kere dinlediğimş hatırlamıyorum..

Metroda çocuun tekinin Anticipation dinliyor olması karşısında ona sarılmak istediğimi,
Eksende ilk defa dinlediğimdeki sevincimi ve açık radyoda jazz festivali kapsamında konser vereceklerini duyduumdaki nefesinimin kesilmesini hatırlıyorum. bi de ölürüm öldürürüm dediğimi:)
Geçen yaz tatil için gittiğim Kabak Koyu' ndan aklımda kalan ana başlıklaradan biri "laleler"dir. bu laleler bizim 3 kişilik ekibimizin pek haz etmedi başka bir 3 kişilik hatun ekibidir ve içlerinden birinin adı Lale' dir. Tatilde dinlemek için tek bir şey almak istemiştim ve Blonde Redhead ile tatile çıkmaya karar verdim.
  • Konserde lalelerle karşılaştım..
Birden herşeyin bir araya gelip ayrıldığını, sonra tekrar bir araya gelip ayrıldığını, sonra... ...hissetim
Belki onlarda kabakta yalnızca blonde redhead dinlemişlerdir, kim bilir.


  • Konsere 36 saatlik uykusuzlukla gittim, acayip kafaydım yani.
  • İstanbul Modern konser için ii bir mekan değilmiş onu gördüm
  • Bizim durduğumuz yerden ses gayet iyiydi.
  • "Falling man" acayip bir düzenlemeyle sunuldu. çok etkileyiciydi, inanılmazdı.
  • "In particular" dinlerken bi ara yükseldiğimi hissetim. gerçekten:)
  • İlk yarısı gayet çoşkulu ve temposu yüksekken, ikinci yarısı insanın biraz daha kendine dönmesini sağlayan, daha huzurlu bir konserdi.
  • Walla ne yalan söliyim ben de "Elephant woman" bekleyenlerdendim, dinleyemedik ama hiç eksikliğini hissetmedim de. öyle bi dolmuşum ki..
  • Ayrıca kalabalıklar içinde yalnız olduğum bir konserdi. kesillikle yaşadığım şeyi paylaşamaıyacak durumdaydım.
  • Acayip bir enejiyle ayrıldım konserden, kesinlikle beklediime değdi..

Bir kere bile Blonde Redhead dinleyip de "ne güzel müzik" diyen herkes o anı yaşasın istedim. İşte bu anı yaşayabilen şanslı insanlardan biri de Edacık..




not: biliyorum, konser nerdeyse 1 hafta önceydi ama sindirmeden yazamazdım bu postu. aksi taktirde çook uzun olabilirdi. gerçi yine de uzun ama..

3 Temmuz 2007 Salı

günaydınn...

uykusuzum biraz :)



hadi bakalımmm..

1 Temmuz 2007 Pazar

pazar mahmurluğu

Haftalar öncesinden ayarlanmış buluşmaya katılıp, çok ballı olduğumdan dolayı bana ulaşan radarlive davetiyemle gecenin bir yarısı solara gidicektim..
ama yaşlanmışım be, saat daha 10 falandı, ben burdan kalkıp hiç biryere gidemem dedim, yaktım davetiyeyi.


neyse acayip manzarası olan bi yerde acayip keyifli vakit gecirdik, akabinde de berk'i dinlemeye gittik. canımbenim kendini davul zannediyo..






ee peki insanın aklına gecenin 2'sinde neden waffle yemek gelir?? benim geliyo işte.. bebeğe inip 3 günlük kalori ihticamızı 5 dakika içinde aldık.

salı gününe bir yarışma projesi teslimimiz var, ben dün akşam bunları yaparken ekip arkadaşalrım gayet çalıştılar..

bu teslim yüzünden önümüzdeki 2 gün uykusuz geceler bizi bekliyor. salı akşamüstü teslim ediciiz projeyi ve 2 saat sonrada blonde redhead konserinde olucam ekipten arkadaşımla.. ulan 2 günlük uykusuzluğun, stresin üstüne konser bayaa şenlikli olucağaa benzer..

hadi bakalım

28 Haziran 2007 Perşembe

Takıldım fecii

Bünyeye zarar bir şekilde Morrisey/Let me kiss you dinliyorum.

Dinliyorum, dinliyorum, bi ezik hisseidyorum kendimi. Böyle bi aciz olma modu war...
Güzel şarkı ama

Sözlerini yaziim bari

There's a place in the sun
For anyone who has the will to chase one..And I
I think I've found mine
Yes, I do believe I have found mine

So, close your eyes and think of someone you physically admire
And let me kiss you, let me kiss you

I've zig-zagged all over America and I cannot find a safety haven
Say, would you let me cry on your shoulder
I've heard that you'll try anything twice

Close your eyes and think of someone you physically admire
And let me kiss you, let me kiss you

But then you open your eyes and you see someone that you physically despise
But my heart is open, my heart is open to you.

Rica: Lütfen birisi bana şuraya nasıl şarkı ekliyebileceğimi anlatsın [korkmayın hemen, let me kiss you eklemiycem :)]



EDİT: Let me kiss you eklemiycem dedim ama deneme amaçlı ekledim, ayrıca hedi rica etti.. es geçebilirsiniz yani:)

SONSUZ TEŞEKKÜR: Başardım, yaşasın... ben kesin çok karmaşıktır die düşünüyodun, walla ilk seferde oldu:) neyse efendim yardımlarından dolayı herkese teşekkürü borç bilirim :))

26 Haziran 2007 Salı

Dreamcatcher ve Babam


Dreamcatcher diye bi film vardır, Stephen King romanı uyarlaması. hiiiç sevmem.

gereksiz gerginlik yaratan, konu itibariyle bünyesinde her bi boku ihtiva eden [uzaylısından tut, amerikan ordusuna, psikopat askerlere, karantina bölgesine, doğa üstü güçlere.. yok yok anasını satiim] bir filmdir.


dün akşam bi kanalda gösterimdeydi. babam takılmış filme ama bazı noktaları kaçırdığı için benden rehberlik yapmamı istedi. abi zaten sevmiyorum filmi, bi de üstüne geriliyorum. neyse...


yukarıda gördüğünüz fotoğraftaki kapşonlu amcanın [ki adı rick sanırım] tuvalette sıçtığı [sıçtığı diyorum ama adam içindeki yaratığı çıkartıyodur. aslında adam bunu bilinçli yapmamaktadır, o sıçıyorum zannediyor] sahnede, babam bi karmaşa yaşadı, böyle bi anladı anlamadı gibi oldu veee.... "ne yani bu adam, bu yaratığı mı doğurdu??" dedi. evet "doğurdu" dedi..

ben de:

"wallaa babişko, bu durum için doğurdu değil de şıçtı desek daha doğru olur heralde ehehehehe :D"

diyemedim ahhh diyemedimmm...

25 Haziran 2007 Pazartesi

bu kupam yok artık

ay aman pek sıkıcı bi gün, wallaa rehavet çöktü. bide kilo vermeye çalışamam rağmen deli gibi bişeyler yiyesim war ki off...
yaa biraz önce telofonda patronumla görüşemek isteyen insana gayet kibar, böle edalı edalı "henüz gelmedi kendüsü" dedim. efet efet "kendüsü" dedim.. oyy oyyyy...
soora nedir abijim bu havanın durumu?? yanlış anlaşılmasın, bizim ofisin havasından bahsediyorum. çok sıcak oluyo die klima çalışıo ama buseferde çok soğuk oluyo [ısısını ayarlamayı biliyoruz:)] ben de çok soğuk olunca ısınmak için tuvalete gidiyorum.
bi tespitimi sizinle paylaşmak isterim; pazartesi günleri trafik diğer iş günlerine göre daha yoğun oluyo. sanırsam hafta başı herkez bi gaz yollara dökülüyo. cuma günü ise farklı bi durum sözkonusu, sabah saati çok rahat olmasına rağmen, öğleden sonra başlıyo trafik sıkışıklığı. onu da hafta sonu erken kaytarma güdüsüne bağlıyorum [çok ilginç değil ama osssun]
ulan bi tane şeftali yiycem alt tarafı yarısını keserken yere düşürdüm, kalanın yarısını da yerken düşürdüm. bilin bakalım ne kadar şeftali yemiş oldum [henüz hepsi bitmedi, bunu da dikkate almanız, çözüme ulaşırkeb faydalı bir bilgi olabilir]

ösleme not: fıstıım bu kupayı sen almıştım bana, sene bilmem kaç... çatladı kendisi kupa olarak hizmet veremiyo o yüsden ama saklamaktayım:)

24 Haziran 2007 Pazar

konu salaa



aşaadaki posta gelen yorumlar üzerien bi açılama yapıım dedim,hani nerde ve ne şekilde mal gibi dolaştım die. öncelikle şunu söyliim, o kadar maldım ki herifin teki, ben hem yürüyüp hem de fotoğraf çekmeye çalışırken çantamı açmış baya baya karıştırıo...





aa bişey hatırladım, bundan 5 sene kadar önce bi ayakkabıcının vitrininde gördüğüm sandaletlere mal gibi bakarken tetefonumu çaldırmıştım [dikkat edin, telefonumu çaldılar demiyorum, çaldırdım diyorum. çünkü mallık bende adamı resmen teşvik ettim] osnra telefon hengamesine sandaletleri de alamadım, o akşamda istanbula döndün[ ki ankarada oluyo olay] neyse tam bi sene sonra büyük beşiktaş çarşısında aynı sandaleti gördüm, direk aldım, hala çok severek tepe tepe giyerim :)

aha sivri girdi bi tane, du bi sen...

bugun bi yüzdüm bi yüzdüm bi yüzdüm. wallaa resmen kollarımdaki değişikliği hisseidyorum, gerçekten. şu biram bitsin yatcam hiç durmadan, ama epeyice de war bee..

23 Haziran 2007 Cumartesi

KARAR[LIYIM]


Hiç birşey düşünmeden, mal gibi sokaklarda dolaşmanın tadını aldım bikere artık asla eskisi gibi olamıyacağım sanırım.


Kaygılarım, sınırlarım olmasın istiyorum.

İçinde bulunduğum anın mekanın keyfini görmemi engelleyecek durumlar yaratmamak istiyorum.


Günlük hayatın zırva yaptırımlarını es geçmek istiyorum.


Detayları yakalamaktan asla vazgeçmemek istiyorum.


Bi umarsız devam etmek istiyorum.Boğazdan geçerken trafiğe küfretmiyim, uyanırken suratsız olmıyım, "ulan kusup ortalığı batırmayım" die içkimi en keyifli yerinde bırakmıyım, kendime daha fazla haksızlık etmiyim isityorum. Mankafa olmak istiyorum.


Belki de mankafayımdır.. Değilsen bile yakınım en azından, kim bilir..


not: bugunlerde canımı sıkan tek şey, googleda blogumu aratınca ayıp ayıp siteler çıkıyo olması. off yaa :(

21 Haziran 2007 Perşembe

rapor



  • ve yine işteyimmm :)
  • pek vaktim yok yine ofisde harcadığım zaman dışında ama burda da zaman iyi geçiyo bee..
  • iş ortamımda çok asabiyimdir ciddiyimdir, ortamalrın gülüyümdür:P
  • pazar günü su içinde ip cambazlığı yaptım, çok kolaymış lan hiç düşmedim mesela..
  • kardeşim geldi sonra [kuzuuumm].. ama onu yalnızca sabah uyurken ve gece uyurken görebiliyorum. uykulu olduu için saçmalıyo biraz, hoş gerçi genelde saçma bi insan :))
  • ve şu hayat hergün yeni şeyler öğretiyo insana... hiç ummazdım ama exel'in de sonu warmışşş.... düşünün yani o kadar çalıştın ki excelin dibine vurdum :D
  • ne güzel yaa insanın bi derdi tasası, düşüncelerini sürekli kemiren kurları olması, ne güsel ne güsellllll...... :)))

14 Haziran 2007 Perşembe

way anasınaa..??

vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına vay anasına......... way way way way way..waay anasınaa....


sanırım bi muddet bunu soyliycem, dumurum ...



malum master tez jurim wardı ve hiiç ummadığım kadar iyi geçti. gerçi ben de elimden gelen her şeyi yaptım, mesela hocalara kuru pasta götürdüm beni dinlerken tıkınsınlar die [aslında amacım ilgiyi dağıtmaktı] sonra göz altı kapatıcısı sürdüm [acayip uykusuzdum, halka halka gözlerle nası çıkıım insanların karşısına dimi] sexy iç çamaşırları giydim [ne gerek var, striptiz mi yapıcaksın die sorabilirsiniz, gerekirse yapardım] sunumda bi saçmaladım anlatamam, kesinlikle ne söylediğimi bilmiyorum ve sürekli boğazım kurudu. neyseki su almayı akıl etmiştim. danışmanım da acayip baba bi tavır sergiledi, çok şaşırtı beni, saolsun varolsun....
neyse mezun oldum yani ....
taşkışlaya bu kılıkta girdim ya, bütün coolumun içine ettim

jüriden sonra son sigaramı içtim ... ama

okuldan sonra ofise uğradım, patronum bana şöyle bişey ikram etti kutlama niyetine [ee patron adam, canım benim/güzel insan] neyse son sigaram demiştim ama olmadı :P

yok yok kararlıyım, bitti bu iş!!

avlu keyfi yaptım bi güssel...

avlu keyfi yaptım bi güssel...

avlu keyfi yaptım bi güssel...

avlu keyfi yaptım bi güssel...

avlu keyfi yaptım bi güssel...

avlu keyfi yaptım bi güssel...

avlu keyfi yaptım bi güssel...

hedimin yazısını okudum, okudum, okudum, okudumm....


ne güsel yazıyo yaa, bişi diyemiyosun kilitlenip öle mal gibi bakıyosun.. canım bemim, walla benim çektiim kadar sıkıntı çekmiştir.

bugun benim günüm hediciim gerçketen, bu istediklerin de ne güsel geldi anlatamam. özlemim de yakında yanındayım die msj atmış. ohh mis misssss....


bu burcucan, kendisinin bişi sempozyumu için poster sunumu wardı. görüldüü üzre pek bi anaç davranıyo posterine :)



bu da meloo, onun poster sunumu yoktu ama bu kıyafet üstündeyken poster hazırlasaydı kesin böyle bişi hazırlardı :) okula benim jürim için geldi, ayrıca melonun her türlü desteği sayesinde bitirdim tezi, yoksa bana kalsa çoktan bırakmıştım. saol canım benim :))

sonra bi de berk war.. canım benimm.. kendisi dün okulda diildi, telefonla bağlandı...


bu üç güzel insan benim şu okuldan kazandıım en öenmli şeyler.. yani master yaptın da ne oldu derseniz, işte bunlarla tanıştım derim [tabi daa bi dünya güsel insan war.. ama bunlar canlarım:)]

butun gun tefondaydım, tebrikleri kabul ettim :P geyik bi yana bi ara teelfon kulaama kaçıcak die korktum [bazen gözlerimin buyuklüğü beni bile şaşırtıo, bakınız ispatı aşada]

kolumum da bi enterasan ???

neyse gitmeden son son bi bakkım okuluma:) [daha ofise uğriycam, ordan da eve gidicem. uykusuzluktan da ölüyorum]

sözümona juriden çıktıım gun bozcaadaya gidicektim, eve zor attım kendiimi wallaa


neyse uyudum uyandım, akşam da babamla 2 duble parlattık, ii geldi wallaa..


vee gecenin bir yarısı uykusu kaçmış bi bebek geldi bize [onun da gözleri kocaman]

ben de çaktırmadan parmaamı rakıya batırıp çocuun ağzına soktum [alışsın abicim, gençlerin elinden tutmak lasım dimi ama ]

yıllardır bitmek bilmeyen bir durumu kapattım dun. herşeyin bir ömrü var tabii ki biticekti, biraz sıkıntılıydı son zamanlarda ama özliycem bu okulumu :)

hala hafta sonu için bi yerlere gitmek gibi bi plan war ama ??

pazartesi işe geri dönüyorum çok sevinçliyim.. yaşasın çalışmakk :P

sonra, sonrası iyilik güzellik.... desem tanıdık gelirmi :)))







13 Haziran 2007 Çarşamba

yumurta-folluk ikilisini hayatımdan çıkartmak istiyorum artık!

ben niye herşeyi son dakikaya bırakıyorum?

işte bu sorunun cevabı yok bende ama kararlıyım bulucam. resmen uzman* yardımı alıyorum..

gerçi artık geçmiş olsun, cevabı bulsamda ne işime yarıycak. öğrenci kimliğimle sabahlıyacağım sondan 2. gecedeyim..

ulan ne diim ben kendime [hay .mına koyıım diycem ama insan kendine küfredemiyo ki, etsede işlemiyo bünyeye]

*uzman: bildiin psikolog

11 Haziran 2007 Pazartesi

kim kimdir?

yoklama alıyoruz, burda olanlar elini kaldırsın..

6 Ok


Ardacan, yalnızca blogda değil gönüldesin de. Özledim:)
Gözlük Tasarımı: Tasarımcı insan Arda
Gereklı Malzeme: 1 adet portakal,4 adet kürdan, bıçak ve uzuuuuun bir pazar kahvaltısı