10 Ağustos 2007 Cuma
7 Ağustos 2007 Salı
4 Ağustos 2007 Cumartesi
Annemle konuştum da, aklıma geldi...
- BÖÖööü.. yapma annee yaa, ben sana sıkıntıdan patlıycam diorum, sen beni yersiz tesellilerle geriyosun durduk yere..
- HMMmm o zamaann.. sıkılanı kocaya verirler.. HahaHaaayytt [anne kahkası]
- Annee beee...
- "Bee" deme çok ayıp!!
Ayy bütün çocukluğum ve ergenlik dönemim boyunca ne zaman anneme "ölcem şimdi sıkıntıdan" desem aldıığım sinir bozucu cevaplardı bunlar...
Bu dialoğun konusuyla hiç alakası olmayan başka bir sinir bozucu cevap var ki, aynen şöyle gelişir..
- Annee canım çok feci tatlı çekiyoor :) [en şirin ifademle]
- Recel ye!!
- :S.. [bu da sanki bok yalamışım gibi bir ifade]
işte bu benim 1 numaralı sinir olduğum şeydir... Oyy oyy
Canım tombiğim acayip güsel revani yapar bu arada, bak ne zamandır yapmadı..
Not: keşke annem kocaya verme mevzusunu açtığında es geçmeseymişim :P ..
Esas NOT: Ölmek üzereyim sıkıntıdan, öyleki çığlık atmak istiyorum, koşarak uzaklaşmak istiyorum, böğürmek istiyorum.. ama ofis ortamı olmuyo işte..
2 Ağustos 2007 Perşembe
Saçma Uğraşılar
30 Temmuz 2007 Pazartesi
Sineklerin Tanrısı
Sabah bi kalktım sağ gözüm balon gibi, kesinlikle açamıyorum..ulan .bne sivriye bak, gelmiş gözkapağımdan sokmuş... hayır bide sağ gözüm daha net görüyo, bari soldan soksaydı..
bünyesi hertürlü görüntüyü kaldırmayan insanlar linki tıklamasın.. benden söylemesi
şimdi de içimi bir evham kapladı, ya gözüm böyle olursa diye......
ıyykk kuscam şimdi...
29 Temmuz 2007 Pazar
Tespit No: 0..
28 Temmuz 2007 Cumartesi
26 Temmuz 2007 Perşembe
Skör,

Eğer taamsa senin için, sen şişeleri ayarla, ben de gelir evinizin ortasına monte ederim artık.
hadi bakalım, nice mutlu yaşlara :)
AIR
özetliycek olursam; aylardır beklediğim, bir an kaybettim sandığım ama sonra tekrar bulduğum şey gerçekleşti dün gece.
o nasıl bişeydi yaa öylee... hiç umarsız bir sonsuzlık yada yalnızca 1 sn... çözemedim.
bu şarkı air'ın dinlediğim ilk şarkısıdır.. çok tadında bir başlangıç. hoş, hangi şarkısıyla başlasam çok tadında olurdu.
o günden bu güne nasıl yoğrulmuşum bu müzikle.. resmen dokularıma işlemiş...
şimdi de konser detayları
- konser öncesi minderleye yayıldım, biramı içtim, sigaramı içtim, lemanımı okudum [aslında penguen okuyorum ama...]
- orient expressions, bonus oldu, konserden önce ağzımızı tatlandıran aperatif oldu, ii oldu..
- sıcaktı, çoook sıcak. onlerdeydim [hatta ilk defa sahneye bu kadar yakındım, 2. sıradaydım gibi. ama yine uzun biri önüme geçmeyi başardı/yada ben çok kısayım/ yok yok eleman çoookkk uzun. abicim bu boyla en öne geçilmez ama. saygısız, pis herif..]
- o nasıl sessiz sedasız mütevazi bir girişti öyle, sonradan gümbürdeyen..
- vizyon, müzik, hissiyat ancak bu kadar sade bu kadar şaşalı olabilir.. hiçbirşey vaadetmeden çok şey verdiler...
- sahneden manzara böyleydi herhalde... köprünün yanar-döner görüntüsü bayaa eğlendirmiştir adamları herhal....


- şarkılar şöyledi, adamalr böyleydi demiycem, olmak lazımdı, ahh lazımdıı..
- organizasyon superdi[tuvaletler tertemizdi wallaa] bi dünya para verdim ama değdi
işte benim cephemden böyleydiii...
bir sözlük yazarı;
"-konser biletleri satışa çıktığı an, dünyanın parasını verip koşa koşa bilet alsam da,-kendim hariç çevremde bir tane adamın para vererek girdiğini görmemiş olsam da,-iki bira içip 16yeni türk lirasının ellerimden yarım saat içinde kayışını izlemek zorunda kalmış olsam da,-sahne önü dahil, en dibimdekinden en öndekine kadar odun gibi öylece durup, sadece sahneye bakanlarla çevrenlenmiş olsam da ( hayır, bir beğenmemişlik vardır, bir kayıtsızlık vardır. yanımda duran adam, ben kendisini daha fazla görmeye dayanamayacağımı anladığım ana kadar elleri cebinde sadece durdu. iki alkış et, bir iki yana doğrul. kime poz yapıyorsun? ) -aa oo başladı, başlıyor derken aynı hızla bir anda bitmiş bir konser olsa da,her şeye rağmen bana pırlanta gibi bir 24 temmuz yaşatmışlardır. ha bu da air'in göz dolduran performansından değil-ki yine de gayet güzeldi- ikilinin yaptığı müziği seviyor olduğumdan, öyle ya da böyle canlı izliyor olduğumdan ve iyi vakit geçirmek istediğimdendir.
perizad,"
boyle diyor ve bu insana birebir katılıyorum, ayrıca kendisine mail atıp yalnız değilsin demek istiyorum...
23 Temmuz 2007 Pazartesi
20 Temmuz 2007 Cuma
e-Ren blogumu okusa .ötü patlar[mış]

acaba dedim kıçı açıkta kalan tek insan ben diilmiyim. zira rüyamda, kaç gündür youtube'da popüler olan yılan bebeğin büyüğünce pamuk prenses kıyafetleri içinde, genç bir hülya avşar'a dönüştüğünü gördüm. hep beraber giresun'da yaşıyorduk... hay'rolsun inşallah....
diyor....
16 Temmuz 2007 Pazartesi
pek bi tuhafım
- haftalardır evde kimse yok, iki çift laf edicek insana hasret kaldım. ulan bari kardişim olsa da ortalıı toplasa:((
gelmedi bana
olm bütün tikitoşlar, türkbükü'nden kalkmış masstival için istanbul'a gelmiş. hayır amaç müzik dinlemek de değil. 12 Temmuz 2007 Perşembe
değişim
11 Temmuz 2007 Çarşamba
aa artık başlık yazabiliyorum:)
bugunler de böyle işte...
sinirli not: ulan başlık yazıyorum ama şimdi de müzik patladı. bi de nasıl şarkı ekliyceemi öğrencem die göbeem çatlamıştı. neyse şarkımız coldplay/such a rush.. dinleyin bari :(
9 Temmuz 2007 Pazartesi

Misery is a Butterfly' ı ilk dinlediğim anı hatırlıyorum..
Deli gibi albumlerini arayışımı, bi albume 17 pound verilmez diyip sonra pişman oluşumu,
İnsanlara cdlerde diskografilereini verişimi, kimsenin iplemememesini.
For The Damaged' ı hiç aralıksız kaç kere dinlediğimş hatırlamıyorum..
Metroda çocuun tekinin Anticipation dinliyor olması karşısında ona sarılmak istediğimi,
- Konserde lalelerle karşılaştım..

- Konsere 36 saatlik uykusuzlukla gittim, acayip kafaydım yani.
- İstanbul Modern konser için ii bir mekan değilmiş onu gördüm
- Bizim durduğumuz yerden ses gayet iyiydi.
- "Falling man" acayip bir düzenlemeyle sunuldu. çok etkileyiciydi, inanılmazdı.
- "In particular" dinlerken bi ara yükseldiğimi hissetim. gerçekten:)
- İlk yarısı gayet çoşkulu ve temposu yüksekken, ikinci yarısı insanın biraz daha kendine dönmesini sağlayan, daha huzurlu bir konserdi.
- Walla ne yalan söliyim ben de "Elephant woman" bekleyenlerdendim, dinleyemedik ama hiç eksikliğini hissetmedim de. öyle bi dolmuşum ki..
- Ayrıca kalabalıklar içinde yalnız olduğum bir konserdi. kesillikle yaşadığım şeyi paylaşamaıyacak durumdaydım.
- Acayip bir enejiyle ayrıldım konserden, kesinlikle beklediime değdi..
Bir kere bile Blonde Redhead dinleyip de "ne güzel müzik" diyen herkes o anı yaşasın istedim. İşte bu anı yaşayabilen şanslı insanlardan biri de Edacık..

not: biliyorum, konser nerdeyse 1 hafta önceydi ama sindirmeden yazamazdım bu postu. aksi taktirde çook uzun olabilirdi. gerçi yine de uzun ama..
3 Temmuz 2007 Salı
1 Temmuz 2007 Pazar
pazar mahmurluğu

ee peki insanın aklına gecenin 2'sinde neden waffle yemek gelir?? benim geliyo işte.. bebeğe inip 3 günlük kalori ihticamızı 5 dakika içinde aldık.
salı gününe bir yarışma projesi teslimimiz var, ben dün akşam bunları yaparken ekip arkadaşalrım gayet çalıştılar..
bu teslim yüzünden önümüzdeki 2 gün uykusuz geceler bizi bekliyor. salı akşamüstü teslim ediciiz projeyi ve 2 saat sonrada blonde redhead konserinde olucam ekipten arkadaşımla.. ulan 2 günlük uykusuzluğun, stresin üstüne konser bayaa şenlikli olucağaa benzer..
hadi bakalım





